10 Ocak 2011 Pazartesi

Teyzem’in tanima sansina erisemedigi ama tanisa cok iyi anlasacagi Martin Luther

Yilbasi vesilesiyle Turkiye’ye geldim*. Bir senedir gelmemistim. Iyi oldu bu tatil. Tabii herkesi 15 gun icinde gormeye calismak bir de ustune dinlenmeye calismak birazcik zor. Her gun bir yerlere gidiyorum. Her gun deli gibi yemek yiyorum. Bu gidisle tatil donusu harose yuzmek bile yetmeyecek kendime gelmeme!

Bugun teyzeme gittik. Teyzem farkinda olmadan kisisel reform hareketinden bahsetti. Oykusu cok hosuma gitti. Ben de burada paylasayim istedim. Once Rus romanlarinin basindaki gibi, kafa karisikligini engellemek icin, romanda bulunan romandaki kisiler bolumune benzeyen bir kunye hazirlayayim.

Teyzem: Annemin ablasi. Yas 60.
Arife teyzem: Annemle teyzemin dayilarinin kizi. Yas 67.
Yuksel: Teyzemin okul arkadasi. Yas 60 olsa gerek.
Dadir Aysel: Arife teyzem’den 5-6 yas buyuk bir abla. Mani cagirmak, turku cigirmak, dans etmek, halay basi olmak vb. bir dugunu dugun yapan butun her seyi yapan kisi. O zamanlar Dadir Aysel’siz dugun olmazmis…
Mekan: Niksar

Benim dedem ciftciymis. Turkiye’de ciftcinin adi her politikacinin agzinda olmustur, kimse ciftciyi yere goge sigdiramamistir, ama ciftci her daim surunmustur. Dedemler icin de durum cok farkli degilmis. Her sey kisitli. Eve gelen degerli tuketim maddeleri aile bireylerine pay ediliyor ve herkes kendinden mesul. Dedemlerin evde bir donem payina dusen meyvayi, cevizi, zogali, vb. en cabuk bitiren kisi teyzemmis. Hatta kendisininki bitince anneaneminkindan ince ince calip cirparmis. Ama teyzemin bunun icin cok hakli bir sebebi varmis. Tehdit altindaymis, zor durumdaymis.

Arife tezyem, teyzem ve Yuksel teyzeye “Benim cinlerim var. Eger bana istedigim zamanlarda bir seyler getirmezseniz cinlerimi uzerinize salarim; sizi oldururum” dermis. Teyzem de Yuksel teyze de evde ne bulurlarsa Arife teyzeye gotururlermis: zogal kurusu (kizilcik kurusu), elma, nar, ceviz… artik ne bulursa gotururmus. Arife teyzemin cinlerinden ve olmekten cok korktugu icin hic ikiletmezmis Arife teyzemi ve direk evde ne var kapar gidermis. Arife teyze de teyzemden ve Yuksel teyzeden topladiklarini ceplerine doldurur pitir pitir evlerine gidermis. Odasinda gizli bir bolmesi varmis. Orada zulalarmis ganimetlerini. Kurbanlarini oldurmeyi zamana yayarak gerceklestiren ve korkuyu en buyuk silah olarak kullanan her katil gibi Arife teyze de teyzeme ve Yuksel teyzeye gozlerini korkutmak icin “Bundan hic kimseye bahsetmeyin. Yoksa cinlerim onlari da oldurur” dermis. Bu sekilde zavalli teyzem ve Yuksel teyze korkudan kimseye bir sey diyemeden Allah ne verdiyse Arife teyzeye tokalarlarmis.

Bir gun Yuksel teyze anneannesine gitmis birkac hafta kalmak icin. Teyzeme de haber vermis. Arife teyzeye teslimat vakti gelince teyzem, kendi basina tipis tipis gitmis. Arife teyzem direk Yuksel teyzeyi sormus. Teyzem de soylemis tatile gittigini. Arife teyze basini “tuh yazik oldu” der gibi “cik cik” diye salamis ve “Bu durumda cinlerimi gonderip Yuksel’i oldurmem gerek. Maalesef Yuksel olecek” demis. Teyzem tabi durumu aciklamaya calismis. Burda olsa kesin o da getirirdi bir seyler, donene kadar bekle fln… Yok, Arife teyze hic ikna olmamis. Nuh demis peygamber dememis. Ondan sonar da teyzem hop oturup hop kalkmis tabii. Malum o senelerde simdiki gibi kitle iletisim araclari yok. Yuksel teyze donene kadar beklemek sorunda kalmis, ama donup donmeyecegi de belli degil. Ne de olsa cinler ortada kol geziyor ve Yuksel teyzeyi ariyorlar.

Sonra Yuksel teyze donmus anneannesinden… Teyzemin gozleri olmus faltasi. “Sen olmedin mi?!!!” Yuksel teyze anlamamis tabii mevzuyu. Teyzem olani biteni anlatmis ona da. Sonra anlamislar ki ne Arife teyzenin cini cin, ne cin dedigin oldurur, ne de cin dedigin oldurse bile Arife teyzenin boyle bir kudreti var. Iste tam bu farkindalik teyzem ve Yuksel teyze icin kendi caplarinda reform hareketi olmus. Ikisi de kimsenin tanri rolunu oynama kudreti olmadigini anlamislar ve Martin Luther’in kiliseye protesto cekmesi gibi Arife teyzeye protesto cekmisler: Bundan sonra sana hicbir sey vermeyecegiz! Bizden bir cop bile alamazsin! Bizi, kullanmakla tehdit ettigin guclerin hicbirine sahip degilsin. Simdi hesap ver: Bunca zaman bizi cinlerle ve olumle tehdit edip bizden neden harac topladin?” Arife teyzenin cevabi aynen soyle: Mecbur kaldim. Ben de sizden ne aliyorsam Dadir Aysel’e veriyorum. Dadir Aysel’e de sorsan kimbilir ne der…

Iste boyle… Teyzem, ilkokuldan sonra Sergen’e ceviz kirmaya gitmeyip de ortaokula devam etseymis Reform hareketlerini ve Martin Luther’i ogrenirmis. Ama Sergen’deki calisan genckizlarin derdi ne Reform, ne Ronesans, ne Katolik Kilisesi, ne Martin Luther… onlarin derdi sadece gunde kac kilo ceviz kirdiklari, cunku gunluk ucretleri kirdiklari kilodan hesaplaniyor.

* Yaziyi iki hafta once yazmistim.