20 Nisan 2011 Çarşamba

Sarhos olmak da guzel




Ayik olmak guzel, ama sarhos olmak da guzel. Tabii sarhos oldugunu hatirlayabilecek kadar sarhos olmak. Yani hatirlayamadiktan ya da farkinda olmadiktan sonra ne zevk alacaksin ki?

Teeee kasim ayinin sonunda buraya Groningen'den ayrilmakla ilgili bir yazi yazmistim. O zaman kismet olmadi ayrilmak. Bir alti ay daha kaldim. Bir kere kendimi "gidecegim" diye kosullandirdim; gidemedim. O yuzden simdi gercek ve dahi mutlak gitme zamanim yaklasmis olmasina ragmen gitmek durumunda oldugumu idrak etmis degilim. Aslinda on (rakamla 10) ay sonra gidiyorum. Finito felluci yani. Son on gundur bunu kendime ve etrafimdakilere hatirlatip duruyorum. Yok, gidecegimi herkes duysun gibi bi manyaklik icinde degilim. Kendime duyuruyorum. "Alooo! ac kendini! Gidiyorsun!" diyorum kendime. Farkina var azicik, kendine gel. Yap bir seyler. Ama yapmiyorum bir seyler.

Dort sene nasil goz acip kapayana kadar gecti, gozlerimi kanatmak pahasina. Alti ay nefes alir gibi gecti, cigerlerim daha hafif sanki. On hafta muhtemelen telefonun alarmi calip da ertele tusuna basinca huzursuz uyudugum 10 dakika gibi olacak. Ama bende nedense bi rahatlik gibi. Aslinda degil. Kafamin ici pazar yeri. Binbir telden caliyor.

is basvurusu yapmak/ nerede yasamak istedigini dusunmek/ kariyer/ maddi olanaklar/ denize yakin olmak/ akdeniz'e yakin olmak/ kutuplara kacmak/ buyuk sehrin kalabaliginin parcasi olmak/ yok olmak istememek/ bir sehirle kapatilmamis hesap/ baska bir sehirle baslamamis hesap/ tavsan daga kusmus/ kizgin tavsan otlu kek seviyor/ dagin haberi olmamis/ hazci miyiz/ yillik sigara kotasi olmak/ montmartre'daki bar/ bildigin BIC cakmagi 3,5 euroya almak/ fransizcadaki "r" sorunsali/ gunbatiminin kirmizi olmasinin aslinda hava kirliligine isaret etmesi/ sehir hayati/ kampus hayati/ bisiklet ne olacak/ aklimi tutamadim kafatasimda/ yukselen degerler/ avrupa'da yukselen milliyetcilik ve ayrimcilik/ ne kadarina katlanabilirsin/ onunu gormemek/ "tanimadigin surece her aci katlanilabilir" (t. ozlu)/ makale yazmak/ yan odada kalan 24 yasindaki gencin ruyasina girmek/ free drinks/ buyuk sehirde yitmek/ metroda farkli yonde giden duraklarda beklemek ve o anda trenin gelmesi (oldu bu)/ sabah 7'de cop toplayan kamyonlar/ sabah 7'de ise gidenler/ otobanda bisiklete binmek/ aurora da nasil bir sey/ tam olarak ne olsa mutlu olurum/ sonu olmayan ve hep artan ozlemin caresi olmamasi/ yoklugu dimagmin almamasi/ saklamak/ hesabi kapatmak/ simdi nerdesin/ ben mi o mu/ umursamak/ kontrol/ birakmak/ kucuk kafa/ sinirli kapasite/ umursamamak/ gunluk burc yorumlari okumak (ikizler icin cogunlukla cikiyor, aslan icin i-ih)/ yuzunde yasam izleri vardi/ gunesli gunde kanalin kiyisinda yatmak/ guven duygusu/ guven duygusundan vazgecmek/ huzursuzluk/ ne ki zaten bu guven dedigin sey/ gerappaaa hissiyati/ anin gecip gitmesi gozunun onunden ve senin sadece butun icinde ana sahit olman/ butunu an'dan ibaret sanmadaki naiflik/ geriye kalan/ geride kalan/ caresizlik/ kabul etme girisimi/ isyan/ caresizlik/ idrak ettigini sanmak/ umut etmek/ idrak etmemis oldugunu sanmak/ hic idrak etmemis olmak/ basa donmek/ iki ay versailles'a gidip bir kere bile saraya gitmemek/ ispanyol otobus soforu/ askeri lojman/ olecegini bilmek/ olecegini bilene ulasamamak/ tevekkul/ neden o/ isyan/ caresizlik/ guclu gorunmek/ kipirdamak/ ozlemek/ agony/ ucuz (cheap) maymun/ gurultuden rahatsiz olanin odasinin gece boyu trafigin islek oldugu sokaga bakmasi/ room of one's own/ kendin icin iyi olanin kriteri/ taslar yuvarlaniyordu, as tears go by/ pismanlik/ gunesli gunler/ baska gunesler/ too drunk to fuck/ histeri/ beden/ aidiyet/ kimlik/ bana ait olan tek sey/ beden/ zaman/ umut/ ruyada kaybolan merdivenler/ sorry for nothing/ kaybetmek/ there's too much happening/ henbuz sahip olmadigina gunun birinde sahip olmanin umudu/ versus/ sahip olup da yitirdigine bir daha hic sahip olmayacagini bilmenin umutsuzlugu/ devam etmek/ sebep/ aramak/ "yasadigimiz surece bir seyler yapmak zorundayiz" (t. ozlu)/ tatmin/ olmamak/ eksik/ olmak/ "bir balik sessizligiyle agliyorum" (y. agaoglu)/ da vinci/ you owe me/ kirmizi/ zamansiz gidisler/ yurekte giderek artan ask ve ozlemle ne yapacagini bilememek/ seine nehri/ kaybettigin yerde hesaplasmak/ kime karsi kaybetmek/ caresizlik...

bu gider boyle.

bu aksam is yerindekilerle yemek yedik. yemegin sonunda turkce'deki kucultme ekine geldi is: -cik. bir arkadas "Oyleyse sikidimcik, sikidim yapan cuce" dedi. sonra hesabi nasil istiyorsunuz turkce'deye geldik. tabii ki de iki elimi havaya kaldirip, sol elimi kagit, sag elimi kalem gibi kullanarak hesap istedigimizi gosterdim. baska bi arkadas "put your hands up" sandi mevzuyu. ikisini birlestiren kivrak zeka (bu benim) "put your hands up modunda sikidim yapan cuceye" bagladi mevzuyu. pistlerde boy gostermekten cocuklugundan beri zevk almis olan bu cuce hesabi istiyor. yavastan kacacak.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder