15 Temmuz 2011 Cuma

Le tour de France


Paris'e tasindigimin ikinci gunu le tour de france basladi. Omrum boyu hic de merak etmedigim ve izlemedigim bu yarisma gecen sene tabir-i caizse resmen hayatimi kurtardi. Gecen sene bu zaman kongre icin Avustralya'ya gitmistik. O kadar yol gitmisken de tabii ki kongreden sonra da bir sure kalmistik. Melbourne, Sydney ve Cairns'e gitme firsati bulduk. Cok guzel zaman gecirdik.

Avustralya'ya gitmek kulaga ne kadar cekici gelse de 25 saat ucak yolculugu hic de oyle degil. Koltuk tepesinde, iki buklum, surekli film izleyip bir seyler yiyerek ve her yerin uyusarak 25 saat yol gidiyorsun. Arada Dubai havaalani gibi kendi basina bir yazi konusu olabilecek bir yerde duruyorsun. Sigara icilen kafede oturmak istiyorsan en az 36 dirhem (9 euro) tutarinda bir sey alman gerekiyor mesela. Ustelik bu kafenin ayri bir havalandirmasi fln da yok. Ustu acik, icilen sigara dumani havaalanina karisip gidiyor, ama orasi sigara icilen kafe. Iste Avustralya yolunda mini cakal Dubaililerle de boyle bir munasebet icine giriyorsun. Avustralya'ya vardin diyelim. Jetlagin allahini yiyorsun. Bir gun sonraya vardigin yetmiyormus gibi 10 saat de saat farkina alisman gerek.

Tabii ki normal zamanlarda bile uyku sikintisi yasayan nocturnal dogali ben ve B. icin bu korkunc bir sey. Diger taraftan "I sleep like a koala" diyen G. icin hayat huzurlu bir sekilde devam ediyor. Biz uyuyamadikca G. daha cok uyuyor sanki, sabah dinc bir sekilde kalkip kosuya gidiyor!

Sydney'de gece uyumak icin kendimi le tour de france'in huzurlu kollarina attim resmen. Ben yatiyorum, abiler bisiklet biniyor, dag cikip iniyor, sunucular kah sporculardan kah turun gectigi koylerden, kasabalardan bahsediyor... boyle ninni gibi monoton gidiyor o is. O arada ben de uykuya daliyorum. Resmen melatonin hapi ve uyku hapinin yapamadigini yapip beni misil misil uyuttu le tour de france.

Iki haftadir gene bir tur ortamlari. Bu defa Paris'teyim. Jetlag sorunum yok allaha sukur (allah bi daha vermesin zaten oylesini!). Bir suru adam gene dag cikip iniyor. Pireneler'deler. Hayirlisiyla Avenue des Champs-Élysées'ye varacaklar insallah 24 temmuzda (oglum tour de france'a katilsa arakasindan su dokerdim su gibi gidip gelsin diye). B. nobetci yazlikci gibi Groningen'de makalesiyle ugrasiyor. G. Stockholm'de kongrede. Ben iste burda. Nereden nereye... Sadece bir yil gecmis aradan. Ama ne kadar cok sey degismis hayatimda. Degisim sadece mekanla da sinirli degil. Patris'in mukemmel ingilizcesiyle "It is not only that. It is more than that".

Sydney'de Kings Cross'da oturdugumuz barda J. (simdi minnacik, dunya tatlisi bir kizi var) gunden gune nasil tukendigimi yuzume cat diye soylemisti. Hollandalilarin acik olmasini seviyorum. Lafi gevelemeden dertlerini anlatiyorlar. Insanin boyle bir dostu olmasi gercekten cok onemli. Icten ice bildigim ama yuzume bu denli aciklikla soylenmemis bir seydi bu. Ya da belki de disardan o kadar belli oldugunun farkinda degildim. J. bana bunu gosteriyordu. B., G., J. ile gittigimiz Blue Mountains turundan donerken "I'm fed up with being stuck" dedigimi hatirliyorum. O gunden bugune cok sey degisti. Televizyonda gene le tour de france var, ama ben baska yerdeyim. En azindan ben boyle hissediyorum.

Umarim J., G., B. gene guzel bir geziye cikabiliriz. J. cocugu olmasina ragmen dunyanin en cool annesi oldugu icin hiiic mizildanmadan hatta hepimizden once gelir bence. G.'nin kesin mesguldur ve ajandasina bakmasi lazim. B.'nin son Fransa ve Italya seyahatlarine bakilirsa yola cikmadan 3 gun once haber vermek yeterli.

Belki de bir sonraki tour de france'da hala Paris'te olursam kizlari davet ederim. Kim bilir... guzel olur.

2 yorum:

  1. Geliriz sekerim, ne de hos olur. Ama iki bisiklet izleyip bir cafeye konuslanmak isterim ben. Citir citir muhabbet, dedikodu, en yakinlarin yaninda duyulan huzur. Avustralya'da da olsan Paris'te de olsan aranilan lezzet budur. Operim.
    PS: Misafirleri savdim, keyif yapiyorum.

    YanıtlaSil
  2. sekerim, istedigin kafe olsun. ondan bol bir sey yok burda. geleni geceni kesip muhabbet, dedikodu.. oh miss! zim zim zim zim... ozlem canlari caliyy sanki bak :/

    YanıtlaSil