1 Şubat 2012 Çarşamba

Primavera'nin topuklu ayakkabiyla imtihani

Paris kadini topuklu ayakkabi giyer. Bu kadar acik ve net. Kosullar ne olursa olsun, ayakkabilar topuklu, popolar seksi olacak. Ben de gittim kendime bir topuklu ayakkabi aldim haftasonu. Tam Parisienne model :) ve gormemisler gibi bloga yaziyorum... Asagida gormus oldugunuz guzeller guzeli kisa bot benim. Yanindaki cicegi nasil? Diyorum size tam Parisienne diye. Topuklar 12 cm. Iste bugunun hikayesi bu noktada basliyor.



Hayatini duz ayakkabi ve parmak arasi terlik ile gecirmis olan ben, ilk topuklu ayakkabimi gecen sene KuzeyGuney ile Groningen'de aldim. Alti santimetre topuk bana yetti de artti bile, botlari bir senedir ayda ortalama iki kere giydim sanirim. Iki hafta once bir partide bir arkadasimin "Kisa botlarla tam Parisli olmussun" lafindan gaza gelerek nicedir kesmekte oldugum botlara yapistim. Topuk boyum bir anda iki katina cikti. Ama benim topuklu ayakkabi ile yurume becerilerimde gram ilerleme yok.

Bugun bir cesaret giydim ayakkabilari. Normal saatimde evden ciktim. Bir de ne goreyim... Bu ayakkabi ile hizli yurunmuyor. Birak hizli yurumeyi, Paris metrosunda duz kosu hic yapilmiyor! Neyse Primavera, olmadi bir sonraki trene binersin, diye dusunerek istasyona vardim. Ve tabii ki de bahtsiz bedevi oldugum icin trenlerin elektrik sistemindeki bir arizadan oturu trenler rotarli idi. Ayakta dikil dikil, tren geldi. Eger bir kilo daha sisman olsam binemeyecegim bir dolulukta gelen trene kendimi ite kaka bindirdim! Zaten gec basladigim yolculugum, metroda da bu topuklar yuzunden kosamamam yuzunden iyice gecikti. Ustune bir de Metro hem gec geldi hem de duraklar arasi ara durak yapti. Iyice gec kalan ben, Montparnasse'a vardigimda trene yetismek icin depar atmak zorunda kalmis olsam da ne fayda... Nereye atiyorsun depari? Normalde kalkisindan 12 dakika once binip en stratejik kosesine oturdugum trene, kalkis zili calarken yetismek suretiyle bir basariya imza attim. Kazasiz belasiz ise geldim, ama burnumdan da geldi.

Daha evden adimimi disari atar atmaz ilk fark ettigim seyden baslayayim. Duz ayak gecirdigim 29,5 sene boyunca merdivenlere guvenle basan, ikiser ucer inen ayaklarim, bir anda afalladilar cunku adimlarim extra 12 cm yukseklige gore ayarli degildi. Hani belli bir merdiven araligina alisirsiniz, adiminizi o yukseklige gore atarsiniz da eger basamaklardan biri farkliysa ya bosluga duser gibi olur ya da tokezlersiniz ya, hah iste benim butun adimlarim kisa kaldi. Ona dikkat edeyim derken normalde pergel gibi acabildigim bacaklarimin ancak pitir pitir gidebildigini farkettim, ki bunlarin hepsi hizimi kesti. Yurumek, bildigin mental workload yaratti arkadas! Gec kalmanin stresinden bahsetmiyorum bile.

Peki o Sex & the City'de 15 cm Christian Louboutinlarin, Manolo Blahniklerin ustunde kosan Carrie Bradshawlar yalan miydi? Evet, yalanmis. Zira bu ayakkabilar kosmak icin degil, zarif zarif yurumek icin yapilmis. Merdiven bile cikmayacaksin bak. Duz yuruyeceksin. Ustunde durmasi cok rahat. Ona lafim yok. Hah iste eger bir sergi, bir kokteyl parti, bar gibi yere gidiyorsan gayet icin rahat giy cik. Trenden metroya, ordan gene trene kosuyorsan benim gibi, North Face ayakkabilar yeter de artar bile!



Carrie Bradshaw* bu sahnede kostugu her metre icin extra para almadiysa ben de bir sey bilmiyoroum!

Bu guzelim botlari ayakkabilikta eskitmeye hic niyetim yok. Ama kendilerini giydigim gunlerde evden normalden 5 dakika daha erken cikmam gerektigi de asikar. Bir de haftasonu Rue de Rivioli'de deneme turlari yapacagim. Bu konudaki azmimi doktora tezim icin gostersem iki aya biter o tez. O kadar azimliyim yani...

*Benim Sex & the City favorim Samanta Jones'tur. Fakar kendisini googleda aratinca tabii ki de eblek eblek pozlar ya da kosma fotograflari degil; sevisme fotograflari cikiyor. O yuzden her daim mizmizlayan, kafasi 1500 gezen ve hep bir seylerden kacan Carrie'nin fotosunu koyuyorum.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder