Son gunlerde etrafimdaki insanlarin bana karsi degisik tepkilerini gozlemliyorum. Belki eskiden de olan ama benim gormedigim, ama belki de yeni olan seyler bunlar. Bilemiyorum. Bir suredir fazlasiyla kendime odaklanmis durumda ve farkindalik duzeyi sifira yakin yasiyordum. Simdi bu girisi yazininkalanina ve tabii ki de basliga baglamam gerek, ama galiba beceremeyecegim.
Belief in a just world uzun suredir kafami kurcalayan bir sey. Kafami kurcaladi da gittim bu ise omur veren filozoflar gibi actim okudum mu? Hayir. Oyle kendi kendime ignorance is a bliss modeli spekulatif takiliyorum.
Just world kavrami dunyanin ultra adil olduguna, basimiza gelen her seyi hakettigimize, kotu seyler yaparsak da basimiza kotu bir seyler geldiginde sikayet etmeden adabimizla oturup durumu kabullenmemize tekabul eden bir inanc sistemi. Iste karmadir, the secrettir, mazlumun ahidir vs. hepsi bunu icine giriyor kabaca. Yalniz yeni yeni farkettigim kadariyla bu inanc sisteminin tehlikeli bir yuzu var: yargilamaya cok acik.
Insanin kendi icin yaptigim ve yasadigim seylerin sorumlulugunu aliyor arkadas, sefasini da ben surdum cefasini da ben demekle; baskalari icin madem oyle yapti buna da katlanacak, haketmis demesi arasinda ciddi etik fark. Ilki kisinin sadece ve sadece kendini ilgilendirirken, ikincisi aslinda hic de soz hakki olmadigi bi alanla, baskasinin alaniyla ilgili diye dusunuyorum. Daha da fazla dusunuyorum. Yani dusunuyorum da oyle sistematik bi dusunce durumu olmadigi icin daha fazla yazarsam karman corman olacak burasi. Ayrica that's not the main aim of the text.
Insanin kendi basina gelmesi ihtimalinden bile dehsete kapildigi seyleri baskalari soz konusu oldugunda "layik" gormesi ne yaman celiskidir. Yani iste o dehset zaten sana bunu yaptiriyor. Kotu bir durumu baskasina mustehak gormek nedense invulnerability hissimizi saglamlastiriyor. Belk i de bu yuzden en cok aslinda bize en cok benzeyen insanlarla aramiza psikolojik mesafe koyup sonra da yargilayip asiyoruz. Zaman zaman otekilestirme (populer medya takipte), dehumanization, apersonization gibi isler icine giriyoruz. Cunku olamayasica altruistic bir yanimiz da var: insan olan insana bunu yapmaz.
Bir de bu kavram evrensel. Yani kulturun bireyci ya da toplumcu ya da TR gibi arada olmasindan bagimsiz olarak butun kulturlerde gozlemlenen bir sey. Demek ki evrimsel olarak kotuluklerle aramiza psikolojik mesafe koyma egilimimiz, kaygimizla basa cikmamiza o kadar yardimci oluyor, sosyal sureclerden bagimsiz olarak varolan bir sey bu.
Ben cok hatirlarim cocuklugumdan annemin, teyzemin, halamin, komsularimizin, annemin arkadaslarinin vs. "haketmis" deyip kestirip atip, tanidiklari birini ya da aile uyesini infaz ettiklerini ve "ama neyse ki biz oyle degiliz"in rahatligini yasadiklarini. halbuki aslinda hepimiz "oyleyiz".
Bir yandan insanlarin kendilerini, inanc sistemlerini, toplumsal duzeni, degerler sistemlerini korumak adina baskalarinin neyi hak edip neyi hak etmediklerine karar verme yetkisini anlamaya calisabilirim belki, kurban (cunku bu isler hicbir zaman icin iyi seyler icin olmaz. hep kotu seyler icin olur ve bir kurban vardir) sosyal yargilamaya maruz kalmadigi ve yaotigi seyden oturu aci cekmesi baskalarina zevk vermedigi surece tabii ki. diger yandan bunu yapmakta zerre kadar tereddut etmeyen insandan da korkarim arkadas. bunu anladim.
daha da enteresan tarafi benim de zaman zaman ayni rahatlik duygusuna erismek icin baskalarini yargiladigimi hatirladim. ama bu surecten cok aci bir deneyim sonucu gecmis biri olarak tutumumu degistirdim. travmatik ogrenme diyolla psikolojide buna. Yanlis hatirlamiyorsam kopeciklere unpleasant bir durum yasatiyorlar. Kopecikler bu durumdan kacmak icin bulunduklari yerin karisina geciyor, ama oraya elektrik verilmis. o yuzden ayni durum tekrarlandiginda kopecikler karsi tarafa gecmiyor. travmatik surec sonucu bir kere de ogrenen kopecikleri tebrik ediyoruz. Ilk ve orta derece egitim sistemimizi komple fransa-italya'dan asortlayan, universite sistemi icin nedense amerika'dan asort yapmayi tercih dedin buyuklerimize "la boyle bir sey varmis. yapsak ya bizim bebelere" deyip uygulamaya kalkmadiklari icin tesekkuru bir borc biliyoruz. neyse kaldigim yerden devam edeyim: zorunda kaldim deyince durumdan sikayetci oldugum fln sanilmasin. boyle daha iyi. Travmasi olmasaydi daha iyidi tabi. belki o zaman insan denen seyden korkmazdim. Bir ara tiksindim bile. Ne kadar zor oldugunu tahmin edemezsiniz. Guven duygusunu komple silkeleyen bir sey. Sosyal bir varlik olarak "sosyali" olusturan butun bireylerden tiksinmek, outer reefte suyu sevmedigini soylemek gibi. Hala daha da cok kaynim kaynadi diyemem. Hani nezaketen hos gorunmek vardir ya, artik onu kesinlikle yapamiyorum. Domuz gibi belli oluyor yuzumden ya da ses tonumdan. It doesn't help tabii ki de.
Evet. Simdi baslik-giris-gelisme-sonuc hepsi ayri telden caliyor. Ana mesajina karar vermeden yazmaya oturursan makalelerde de boyle oluyor iste.Zaten simdi de drafti yazmayi erteleme cabamin parcasi olarak yaziyorum bu yaziyi. Soyle baglayayim: Psikoloji kopeklerde travmatik ogrenme manipulasyonu kullanan deneyleri hosgoren etik anlayisina geri donse cok daha keyifli arastirmalar yapardik bence.
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder