2 Kasım 2010 Salı

"Kamyonlar kavun tasir, ben hep seni dusunurdum"*

Groningen'de gecen yillarin sayisi arttikca Groningen gunlerininin de sonu yaklasiyor. Varligina alistigimiz arkadaslarimiz yavas yavas burdan ayriliyor. Gectigimiz cumartesi OAK'nin evini topladik. EAK (a.k.a. Edwood)'den sonra onu da yolcu edecegiz. Evi toplarken bir ara KuzeyGuney "giz" dedi "kiz" yerine. Ben de "biz Niksar'da kiz yerine gi deriz" dedim. OAK patlatti Yasar Kurt'un Kamyonlar kavun tasir bestesini.

O an, evini topladigimiz adamin, birbirimizi tanimasak da ortak gecmisimiz olan, ayni yerden geldigim, bazi seyleri anlatmam ya da aciklamam gerekmeyen, ingilizce ya da hollandaca'nin icinde anlami yitirmedigim sayili insanlardan oldugunu fark ettim. Biri daha gidiyor, diye cok canim sikildi. KuzeyGuney gibi ben de "Ama hayatimdan cikmasa artik insanlar?" dedim icimden. Ama cikiyorlar. Simdi arkadaslarim gidiyor diye sikayet ediyor olsam da orjinal plana gore ben de bu ayin sonunda ayrilacaktim Groningen'den. Simdi ne degisti? Haziranin sonu oldu... Galiba ben bir yerde duruncaya kadar bu durum devam edecek. Son kullanma tarihi olmayan bir sehir ve hayat istiyorum.

*Cahit Kulebi

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder